Blog

KARDA AVCILAR “THE HUNTERS IN THE SNOW” – YAŞLI PIETER BRUEGHEL

Soğuk bir kış gününde köpekleri ile avdan geri dönen avcıları gösteren bu eser Kuzey Rönesansı’nda Tür Resmi “Genre Painting” olarak adlandırılan türe aittir. Tür Resmi’nin genel amacı günlük yaşam ve günlük yaşamdan olayların yansıtılmasıdır. Deniz ticareti ile oldukça gelişmiş olan dönem Felemenk-Flaman bölgesinde (günümüz Hollanda-Belçikası) halkın büyük kesiminin zengin oluşu sebebiyle sanatçılara siparişler sadece kilise veya aristokratlardan değil aynı zamanda halktan kimselerden de geliyordu. Bu sebeple eserlerde halkın yaşamına dair görüntülere yer verilmesi yaygınlaşıp Tür Resmi ortaya çıkmış oldu.

Karda Avcılar, Yaşlı Pieter Brueghel’in “Pieter Brueghel the Elder” (yaşlı olarak adlandırılmasının sebebi oğulları ve torunlarının da benzer isimli ressamlar oluşudur: Genç Pieter Brueghel, Yaşlı Jan Brueghel, Genç Jan Brueghel gibi) sipariş üzerine tasarladığı yılın oniki aynı gösteren altı adetlik resimler dizisinin bir parçasıdır. Aralık-Ocak aylarını temsil eden bu eser karlar altında bir kasabadaki soğuk kış gününün durgun, dingin ve bir yandan karamsar atmosferini yansıtır.

Sol tarafta avdan dönen üç avcı görünür. Elleri boş avdan umutsuzca dönen avcıların sadece birinin sırtında ölü bir tilki görünür. Tıpkı başları önde kasabaya ilerleyen avcılar gibi köpekleri de öne eğik başları ile benzer şekilde onları takip ederler. Avcıların aralarından geçtikleri ağaçlar ilerleme yönleri ile parallellik göstererek tepecen aşağı doğru dizilmiştir. Bu dizilişle benzer şekilde solda yer alan evler de tepeden aşağıya doğru sıralanır ve resimdeki derinlik algısına katkıda bulunur. Bu sağlanan derinlikle gözler vadiye, resmin ortasındaki donmuş göl parçalarına yönelir. Arka planda ise yüksek dağ sıraları görünür. Hollanda-Belçika bölgesinde rastlanması mümkün olmayan bu dağ manzarası Brueghel tarafından resme derinlik, görkem ve anlam katması amacı ile eklenmiştir. Aynı zamanda Brueghel’in Alpler’i geçerek İtalya’ya yapmış olduğu geçmiş yolculuğun da izlerini barındırmaktadır.

Felemenk sanatının temel göstergesi olan ayrıntıcılık (bknz. Arnolfini Düğünü “The Arnolfini Wedding” – Van Eyck), resimde dikkati çekmektedir. Avcıların solunda görülen hanın önünde ateşle uğraşan kadınlar, masa taşıyan adam, donmuş gölde kızak yapanlar, curling oynayanlar, kilisenin ilerisindeki evde çıkan baca yangını, kuşları vurmaya çalışan insanlar, sırtında çalı-çırpı taşıyan kadın ve donmuş su değirmeni gibi birçok ayrıntı resmin ancak dikkatli incelenmesi sonucu göz önüne çıkar. Bu ayrıntıların hepsi halkın sıradan bir kış günündeki günlük etkinliklerini yansıtır, yaşamın içinden bir kesit sunar.

Beyaz, gri ve soluk mavinin tonlarında boyanmış resim seyirci üzerinde durgun, donuk ve melankolik bir izlenim bırakır. Basit bir manzara resmi gibi görünse de aslında ardında dönemin dini etkisini barındırmaktadır. Kışın soğuk ve katı karakteristiği altında insanın ne denli güçsüz kalabildiği vurgulanır. Yalnızca Tanrı’ya inancın insana bu zor dönemlerde güç ve huzur sağlayacağı ima edilmektedir.

Konum: Sanat Tarihi Müzesi “Kunsthistorisches Museum”, Viyana
Tarih: 1565
Dönem: Rönesans
Alt Grup: Kuzey Rönesansı “Northern Renaissance”

1 Comment

  1. serdar 10 Kasım 2017   12:46 Cevapla

    Gökyüzü ayaklarımın ucundan başlıyor.
    Köpeklerin bakışlarında birer keman tadı.
    Avcılar ve kuşlar avdan dönüyor.
    Zaten her yanda hüzün görülür
    Uzakta çocuklar kayıyorsa,
    Kızaklar tahtadan yapılmışsa,
    Kar dinmişse, avdan dönüyorsa avcılar
    İnsan anlamışsa ansızın, başladığını
    Gökyüzünün, ayaklarının ucunda
    ....................................................
    İçime çektiğim hava değil, gökyüzüdür.

    Ülkü TAMER

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yorumda görüntülenmeyecektir.

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""><abbr title=""><acronym title=""><b><blockquote cite=""><cite><code><del datetime=""><em><i><q cite=""><strike><strong> 

error: Icerik kopyalanamaz!