Blog

SANATA BAŞLA! PROJESİ’NİN SONU

Sevgili Sanata Başla! takipçileri,

Bundan tam iki yıl önce Sanata Başla!’yı hayata geçirirken kafamdaki fikir iki sene boyunca düzenli biçimde bu blogu devam ettirmekti. İki yıl boyunca haftada bir yayımlanacak yüzün üzerinde eserin izleyicilere sanat tarihinin temel taşları hakkında bir miktar fikir verebileceğine inanmıştım. Bu sebeple de elimdeki sürenin kısıtlılığını düşünerek mümkün olduğunca en popüler eserleri ve sanat tarihinin en önemli eserlerini seçip incelemeye gayret ettim.

Sıkı bir Rönesansçı olarak sınırlarımı genişletip Barok, 19. Yüzyıl Akımları ve Modern dönemden birçok esere hemen hemen eşit sayılarda blogda yer verdim. Bu iki yıllık süre zarfında kafamdaki ressamların ve eserlerin büyük çoğunluğuna yer verdiğime inanıyorum. Fakat yine de aklımın bir köşesinde kalan ressamlar (Masaccio, Bellini, Holbein, Poussin, Hals, Gericault, Pissarro, Rossetti, Turner, Constable, Rivera ve Kandinsky gibi) veya bir yerlerde gördüğümde bloga dahil etmem gerektiğine inandığım yeni eserler mevcut.

İki yıllık hedefle başladığım Sanata Başla! projem bu sürenin sonunda aylık ortalama 10000 civarında görüntülenmeye sahip, Facebook sayfası üzerinden 500’e yakın takipçisi olan bir bloga dönüştü. Bu rakamlar benim en başlarda hayal edemeyeceğim kadar yüksek. Dolayısıyla, projemin sonuna gelmişken hayal ettiğimden daha büyük bir kitleye başarı ile hitap edebildiğimi görüyorum, ve bu beni çok gururlandırıyor.

Bu proje benim için oldukça yoğun biçimde devam eden bir yaşam aktivitesine dönüştü. İki yıl boyunca vakit bulabildiğim her anda, derslerin, sınavların, tatillerin, iş temposunun arasında bile elimden geldiğince eser inceledim, yazdım ve arşivledim. Eserlerin çok büyük kısmını aylar önceden yazıp kenara koyduktan sonra zamanı gelince yayımladığımı belirtmeliyim. Fakat, ne kadar yoğun ve zahmetli de olsa benim için sanat eserlerini inceleyip yazmak, bildiklerimi aktarmak – bir yandan öğrenmeye devam etmek – hiçbir zaman aldığım keyfi azaltmadı.

Her projenin bir sonu olması gerektiğine inanıyorum. Bu noktada blogu takip eden izleyicilerime veda etmek durumunda olmalıyım. Ama, benim için burada bu eserleri yayımlamak, araştırmak, paylaşmak, sizlere katkıda bulunmak o kadar değerli ki; sonlandırabilmeyi en azından bir süreliğine daha başarabileceğime inanmıyorum. İşte bu yüzden Sanata Başla!’yı elimden geldiğince sürdürmeye karar verdim.

Mutlaka bir gün Sanata Başla! sonlanacaktır, o zaman belki daha farklı bir “yeni proje” ortaya çıkacak, belki kapsamlı bir web sitesi, belki bir arşiv veritabanı, belki bir sanat eserlerini inceleme kursu, kim bilir belki de bir kitap… Ama şimdilik Sanata Başla! aynı düzeniyle sizlere eserler hakkında bilgi vermeye devam edecek. Zaman neler gösterir göreceğiz.

Bu blogu iki yıl boyunca takip edip eserleri sayfalarında paylaşan, yorumlar gönderen, takdir ve teşekkürlerini ileten herkese çok teşekkür ediyorum. Sizlerin desteği ve takibi sayesinde iki yılı devirdi Sanata Başla!.

Sanat aşkımı, bilgiye-bilgilendirmeye dair açlığımı ve hevesimi benimle paylaştığınız için minnettarım.

Sevgiler

Özgün Yılmazok

5 Yorum

  1. Salim Nacar 7 Mayıs 2014   17:47 Cevapla

    Bir an yeni gördüğüm bu sitenin bittiğini düşündüm, neyse ki devam kararı almışsınız, sevindim. Uzun süre takipçinizim artık, ellerinize sağlık.

  2. Özgün Y. 8 Mayıs 2014   13:05 Cevapla

    Blogu beğenip takip ettiğiniz için ben teşekkür ederim. Sizin gibi yorumlarını ileten, destek veren takipçiler olduğu sürece devam etmeye hazırım.

    Selamlar

  3. Adsız 3 Ağustos 2014   15:49 Cevapla

    Ömer Faruk T.
    Sayın Özgün bey Bloğunuzu ilgiyle takip ediyorum. Güzel çalışmalarınızdan dolayı sizleri kutluyorum ve devamını diliyorum.

  4. Adsız 3 Eylül 2014   08:28 Cevapla

    Cehennem kitabını okuyan biri olarak; Botticelli'nin "Venis'in doğuşu" "Dantenin portresi ve "Inferno" tablolarına ait değerlendirmelerinizi merakla bekliyorum!
    Teşekkürler..

  5. Özgün Y. 3 Eylül 2014   08:35 Cevapla

    Merhaba,

    Venüs'ün Doğuşu zaten blog'da mevcut:
    http://sanatabasla.blogspot.com.tr/2012/06/venusun-dogusu-birth-of-venus.html

    Diğer iki esere gelecek olursak:
    Cehennem'in Haritası oldukça geniş ve çok ayrıntılı bir eser, dolayısıyla onu burada anlatıp açıklayabilmem veya ayrıntılı bir görüntüsünü verebilmem çok zor. Önceden de birkaç kez düşünüp vazgeçtim. Düşük ihtimal, ama belki ileride bir gün...

    Dante'nin Portresi de yine yayımlayabileceğim eserlere çok uygun değil gibi. Portreler eğer çok özel semboller veya anlamlar içermiyorsa genelde konu aldığım eserler değil. BLog'da farkındaysanız çok az sayıda portre var. Sebebi de bu.

    Dante ve Cehennem konusu ile doğrudan ilişkili olduğu için Bouguereau'nun eseri ile ilgili aşağıdaki incelemeyi de okumanızı öneririm:
    http://sanatabasla.blogspot.com.tr/2013/07/dante-ve-virgillius-cehennemde-dante.html?q=bouguereau

    Yorum için çok teşekkürler

    Takibe devam.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yorumda görüntülenmeyecektir.

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""><abbr title=""><acronym title=""><b><blockquote cite=""><cite><code><del datetime=""><em><i><q cite=""><strike><strong> 

error: Icerik kopyalanamaz!