Blog

MUSA’NIN BULUNUŞU “THE FINDING OF MOSES” – TIEPOLO

Tevrat’ta yer alan hikaye Yahudiler’i Mısır’dan çıkaran Musa’nın nasıl bulunduğunu konu alır. Mısır’a başta konuk olarak gelen Yahudiler zamanla artan sayıları sebebiyle Mısır Firavun’u tarafından bir tehdit olarak görülmeye başlar. Yahudiler’in güçlenip ayaklanmasından korkan Firavun onları köle olarak kullanmaya başlar ve yeni doğan tüm Yahudi erkek çocuklarının Nil Nehri’ne atılmasını emreder. Musa’nın annesi oğlunun nehre atılmasına göz yumamaz ve onu bir sepet içinde Nil’e bırakır. Nehir’de yol alan sepet sonunda nehir kenarında yıkanan Firavun’un kızı tarafından bulunur. Nehir boyunca sepeti takip etmiş olan Musa’nın ablası Miriam, Firavun’un kızına yaklaşarak bebeğe bir süt anne bulma konusunda yardım etmeyi önerir. Firavun’un kızının çocuğu olarak sahiplendiği Musa, sonunda süt annesi olarak atanan kendi öz annesi tarafından büyütülecek ve daha sonra Firavun’un sarayında yaşayacaktır. Büyüdüğünde Yahudiler’i Mısır egemenliğinden kurtaracak ve onları Mısır’dan çıkararak vaat edilen topraklara, İsrail’e yönlendirecektir.

Tiepolo’nun bir tiyatro sahnesi gibi resmedilmiş gösterişli eseri Firavun’un kızı Prenses’in nehirden çıkarılmış bebek Musa ile karşılaştığı anı betimler. Eserin sağ tarafında palmiyelerle birlikte Nil Nehri görülür. Hemen kıyının kenarında Musa’nın bulunduğu hasırdan sepet yer almaktadır.

Prenses yanındaki nedimeleri ve askerler ile birlikte görkemli bir görünüm sergiler. Prensesin parlak sarı saten kumaştan giysisi yakalar, işlemeler ve mücevherlerle süslüdür. Prensesin boynunda ve gövdesinde asılı inci takı dönemin Venedik geleneklerini yansıtır ve gelinlere kayınvalideleri tarafından düğünde takılan inci kolyeyi anımsatır. Dolayısıyla eserin bir düğün münasebetiyle Tiepolo’dan sipariş edilmiş olması olasıdır.

Prensesin şatafatlı görünümü çevresindeki saray eşrafında da tekrarlanmıştır. Prensesin nedimeleri benzer biçimde özenli giysilerle betimlenmişken prensesin hemen yanında bir saray soytarısı cüce ile saray tazısı, ve arkasında da pembe geniş yakası ile resmedilmiş bir saray uşağı görülür. Bu uşak elinde genişçe bir minderle prensesi takip etmektedir. Venedik düğünlerinde “ballerino” olarak adlandırılmış bu saray uşağı gelini elinden tutarak kayınpeder ve kayınvalidesine takdim eder. Gelinin üzerinde diz çökmesi için taşınan minder resimdeki uşağın elinde görülmekte ve eserdeki düğün çağrışımını güçlendirmektedir.

Tiepolo bu eser için hayranı olduğu Venedik Rönesansı ressamı Veronese’nin o dönemde Venedik’te bulunan aynı isimli eserinden esinlenmiştir. Tiepolo, Veronese’nin kullandığı birçok ögeyi (prensesin süslü giysisi, cüce veya tazı gibi) benzer biçimde eserinde kullanmıştır. Oysa Tiepolo’nun döneminde bu giysiler ve ögeler çoktan demode olmuştur. Fakat Tiepolo, belki de takip ettiği Rokoko akımına paralellik gösterdiği için, bu ögeleri eserine değiştirmeden dahil etmiştir. Öte yandan Veronese’nin eseri geri plandaki nehir ve köprü ile bir İtalyan şehri görünümü yansıtırken Tiepolo kayalıklar ve ağaçlardan oluşan bir doğa manzarasını tercih etmiştir.

Musa’nın Bulunuşu “The Finding of Moses” – Veronese (1581-1582) / Gemäldegalerie Alte Meister, Dresden

Eserin ilgi çekici figürlerinden biri sol tarafta mavi giysiler içinde görülen Musa’nın ablası Miriam’dır. Üzerindeki basit giysiler ve çıplak ayakları Prenses ve çevresindekilerle arasındaki sınıf farkını vurgular. Prenses’e doğru yürürken gösterilmiş olan Miriam, bir eliyle Prenses’e uygun olan süt annenin yerini işaret etmektedir. Miriam’ı vurgulamak için Musa’yı elinde tutan nedime de bir eliyle onu işaret etmektedir.

Tiepolo eserlerinde genellikle idealize edilmiş soyluları betimlemekten hoşlanır. Oysa bu eserde bebek Musa eserin en gerçekçi ve doğal biçimde betimlenmiş ögesidir. Ağlamaktan kızarmış olan bebeğin acılı yüzü eserin en duygu dolu ifadesidir. Oysa bebeğin tam aksi doğrultuda yer alan prenses tam tersine beyaz teni, pembemsi yanakları ve incilerle süslü sarı saçları ile tam olarak idealize edilmiş bir soyludur. Bebeğin çığlığına kayıtsız kalan prenses elindeki minik köpeğine sahip çıkarken bebeği ilgisizce nedimesinin bakımına bırakmıştır. 18. yüzyıl ve öncesinde ailelerin çocuklarının bakımı ile ilgilenmedikleri ve onları süt anneleri tarafından büyüyünceye kadar bakılmak üzere kırsala yolladıkları bilinmektedir. Dolayısıyla Prenses’in bebeğe karşı mesafeli duruşu bu sosyal kavramı da yansıtır niteliktedir.

Tiepolo İtalyan tarzında Rokoko’yu eserlerinde başarı ile yaratmış olsa da döneminde değişmeye başlayan resim anlayışına kayıtsız kalmış ve tarzını korumuştur. 19. yüzyıla yaklaştıkça değerini kaybeden Tiepolo zaman içinde unutulup gitmiş, modern dönemde yeniden keşfedilip değeri anlaşılana kadar uzun süre gizli kalmıştır.

Konum: National Gallery of Scotland “İskoçya Ulusal Galerisi”, Edinburgh
Tarih: 1738 civarı
Dönem: 18. Yüzyıl
Akım: Rokoko “Rococo”

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yorumda görüntülenmeyecektir.

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""><abbr title=""><acronym title=""><b><blockquote cite=""><cite><code><del datetime=""><em><i><q cite=""><strike><strong> 

error: Icerik kopyalanamaz!