Blog

PERSEUS PHINEUS VE YANDAŞLARINI TAŞA ÇEVİRİYOR “PERSEUS TURNING PHINEUS AND HIS FOLLOWERS TO STONE” – GIORDANO

Yunan ozan Ovidius’un Metamorfoz eserinden bir bölüm olan Yunan kahraman Perseus’un hikayesi sanat tarihinde birçok sanatçıya ilham vermiş ve çok sayıda esere konu olmuştur. Tanrıların tanrısı Zeus ve Danae’nin oğlu (bknz. Danae – Klimt) olan Perseus, annesine talip olan Kral Polydectes’in dileğini gerçekleştirmek durumunda kalır. Yılanlardan oluşan saçlara sahip, bakışları ile insanları taşa çeviren Medusa’yı öldürmekle görevlendirilen Perseus, tanrıların da yardımı ile bu görevin başarı ile üstesinden gelir (bknz. Medusa – Caravaggio). Kestiği Medusa’nın başını kendi kalkanına yerleştiren Perseus, yolculuğu boyunca karşısına çıkan düşmanlarını Medusa’nın başını gösterip taşa çevirerek yenecektir.

Medusa’yı yendikten sonra annesine dönüş yolunda Perseus’un yolu Etiyopya Krallığı’na düşer. Perseus, orada bir deniz canavarı olan Cetus’a kurban edilmek üzere bir kayaya bağlanmış prenses Andromeda ile karşılaşır. Andromeda’nın annesi kızının güzelliği ile fazlasıyla övünmüş ve onun Nereidler’den (Denizler Tanrısı Poseidon’un eşlikçisi su perileri) daha güzel olduğunu iddia etmiştir. Poseidon’un öfkesine sebep olan bu eylem, Andromeda’nın kurban edilmesine sebep olmuştur. Fakat Perseus, canavar Cetus’u öldürür ve Andromeda’yı kurtarır; sonrasında da Andromeda ile evlenmek ister. Andromeda’nın babası Kral Cepheus bu evliliğe razı olur, fakat, evliliğe gölge düşürecek bir başka durum mevcuttur: Andromeda’nın daha önceden Trakya Kralı Phineus’la evlenmesine karar verilmiş olması.

Giordano’nun eseri hikayenin Andromeda ve Perseus’un evliliği için verilen şölen sahnesini yansıtır. Phineus evliliğe engel olmak için yandaşları ile söleni basmış, kargaşa içinde şölen konuklarını öldürmeye başlamıştır. Eserin en solunda zırhlar içinde, elinde kılıcı ve kırmızı kalkanı ile görülen Phineus adamlarından ikisini Perseus’a saldırmaları için yönlendirirken görülür. Phineus’un hemen önünde elinde mızrakları ile betimlenmiş yandaşları Perseus’a yönelttikleri silahları ile eserin ana kahramanını da işaret etmiş olurlar.

Eserdeki mücadelenin sadece Perseus’u öldürüp Andromeda’yı kaçırmakla sınırlı olmadığı şölen ortamındaki kargaşadan anlaşılır. Devrilen şölen masaları ve sağa sola saçılan tabak çanakların yanı sıra eserde vahşice öldürülen konuklar ön planda yığınlar halinde üst üste serilmiştir. Eserin arka planında ise diğer konuların panik halinde kaçıştıkları görülür. Kaçanlar arasında sağ geri plandaki kapıdan çıkmaya çalışan Andromeda ve babası başlarındaki taçlar ve ihtişamlı giysileri ile fark edilir. Eserin geneline hakim kargaşa havası Phineus ve yandaşlarının şöleni nasıl aniden bastığının ve sayıca üstün olduklarının göstergesidir.

Bütün bu karmaşanın içinde parlak mavi renkli giysisi, başındaki tüylü şapkası ve elindeki kılıcı ile dikkat çeken figür Perseus’tur. Perseus düşmanının bu ani saldırısına elindeki en güçlü silahla karşılık vermeyi seçmiş, Medusa’nın başını Phineus ve adamlarına göstermiştir. Perseus’un ani bir hareketle Medusa’nın başını ortaya çıkardığı soldan sağa dönen vücudu, uçuşan giysileri ve saçları ile kolayca anlaşılır. Aniden beliren Medusa’nın başı karşısında bakışlarını kaçıaramayan Phineus ve iki yandaşının yavaş yavaş taşa döndükleri görülür. Özellikle yüzleri, gövdeleri ve kollarında soluk renklere dönüşmeye başlamış bu figürlerin bacakları henüz taşlaşmamıştır. Eserin dışarı doğru bakan tek figürü olan Perseus’un kendini korumak için bakışını Medusa’nın kafasından uzaklaştırmıştır.

Napoli’de İspanyol hocası Ribera (bknz. Çarpık Ayaklı Çocuk “The Club-footed Boy” – Ribera) tarafından eğitilen Giordano onun son derece karanlık tarzına özenmek yerine kendi canlı ve renkli tarzını oluşturmayı seçmiştir. Etkili chirascuso (bknz. Davut Golyat’ın Kafası ile “David with the Head of Goliath” – Caravaggio, Çöpçatan “The Matchmaker” – Honthorst, Dr. Tulp’un Anatomi Dersi “The Anatomy Lesson of Dr. Tulp” – Rembrandt) kullanımının yanı sıra parlak renklere de eserlerinde sıklıkla yer veren Giordano bu eserinde özellikle Perseus karakterinde kişisel tarzını başarıyla yansıtmıştır. Barok dönemin ağır dramatik tarzı için kusursuz bir konu oluşturan bu dövüş sahnesi dehşet, şiddet, panik ve karmaşa içinde sağa sola savrulan figürler ile geriplandaki ihtişamlı saray mimarisini bir araya getirerek Barok tarzını tipik yönleri ile yansıtır. Soldaki figürlerden sağa doğru akan kompozisyon Perseus’un hareketi ile yeniden sağdan sola bir devinim göstermektedir. Gerideki figürlerin kaçışması ile de desteklenen bu hareketlilik Barok’un canlı ve akıcı doğasını gözler önüne serer.

Konum: Ulusal Galeri “National Gallery”, Londra
Tarih: 1680 civarı
Dönem: Barok
Alt Grup: İtalyan Barok “Italian Baroque”

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yorumda görüntülenmeyecektir.

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""><abbr title=""><acronym title=""><b><blockquote cite=""><cite><code><del datetime=""><em><i><q cite=""><strike><strong> 

error: Icerik kopyalanamaz!