Blog

FATİH SULTAN MEHMET “SULTAN MEHMET II” – GENTILE BELLINI

Gentile Bellini tıpkı babası Jacopo Bellini ve kardeşi Giovanni Bellini (bknz. Doge Leonardo Loredan – Giovanni Bellini) gibi Venedik Okulu’ndan çıkmış ünlü Venedikli ressamlardan biridir. Dönemin Venedik yöneticilerinin (doge) portrelerini yapan ve Venedik aristokrasisinin resmi ressamlarından biri haline gelen Gentile Bellini, 1479 yılında Venedik Cumhuriyeti tarafından Osmanlı İmparatorluğu’na gönderilmiş, ve orada yaşadığı iki yıl zarfında dönemin padişahı Fatih Sultan Mehmet’in (II. Mehmet) de portresini yapmıştır.

Gentile Bellini’nin Osmanlı Sarayı’na gönderilmesinin sebebi Osmanlı ve Venedik arasındaki diplomatik ilişkileri pekiştirmektir. Nitekim, 1453 yılında İstanbul’un fethi ile Bizans İmparatorluğu’nun ortadan kalkması Venedik ve Bizans arasındaki yüklü ve ayrıcalıklı ticari ilişkilerin yok olmasına sebep olmuş ve Venedik’i mali açıdan zor durumda bırakmıştır. Doğu Akdeniz ticaretindeki kayıplarını bertaraf edebilmek için Venedik, Osmanlı ile ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışmış ve sonunda “kapitülasyonlar” olarak adlandırılan belirli ticari imtiyazlara sahip olmayı başarmıştı. Osmanlı İmparatoru Fatih Sultan Mehmet, bu anlaşmalar sırasında Venedik’ten başarılı bir ressamın kendine gönderilmesini de talep etmişti. Bu talebin üzerine dönemin güçlü ismi Gentile Bellini Osmanlı İmparatorluğu’na hem bir sanatçı, hem de bir kültür ve iyiniyet elçisi olarak gönderilmişti.

Fatih’in Batı sanatına olan ilgisinin de bir sonucu olan bu istek, birkaç sene sonra Leonardo da Vinci’nin İstanbul’a davet edilmesi ve Michelangelo’nun İstanbul Boğazı için bir köprü tasarlaması gibi başka diğer olaylarda da benzer biçimde karşımıza çıkar.

Eser, politik değeri dışında Osmanlı İmparatorluğu’nda gelişmemiş olan portrecilik ve yağlıboya resim tekniğini de beraberinde getirmiş olması sebebiyle önemlidir.

Eserde Sultan süslü bir kemerin içine kürklü kaftanı ve sarığı ile bir büst olarak oturtulmuştur. Kemeri taşıyan mermer taban ise zengin ve süslü işlemelere sahip bir kumaş ile örtülerek görsel içerik güçlendirilmiş ve padişahın gücü vurgulanmıştır. Değerli taşlarla bezeli kumaş görünümü hem Osmanlı, hem de Venedik’te gelişmiş olan dokumacılığa ve incelikli tasarımlara bir göndermedir.

Önplandaki taban ve kemere verilmiş görüntü geri plana doğru bir derinlik oluşturur, ve bu teknik de antik Roma mezartaşlarından ve Flaman resim sanatından geliştirilmiştir. Eserin köşelerindeki üçlü taç simgeleri yine Gentile Bellini tarafından daha önceden Fatih için tasarlanmış bronz madalyonların tasarımından alınmıştır. Üçlü tacın sebebi Osmanlı’nın Yunanistan, Karadeniz (Trebizond) ve Asya topraklarındaki hakimiyetini vurgulamaktır. Kemer ve kolonlardaki altın varaklı tasarımlar Venedik quattrocento (15. yüzyıl) repertuarından alınmadır.

Eserde Fatih’in yüzü Gentile’nin genel eğilimi olan madalyon tipi profil görünümlü portrelerden farklıdır, ve dörtte üçü görünür biçimdedir. Bu dörtte üç kalıbı ile yapılmış portre padişahın yüzüne daha olgun bir ifade verirken ömrünün sonuna gelmiş bir hükümdarın ruh halini de vurgular (Fatih portre yapıldıktan bir sene sonra ölmüştür). Padişahın giysileri, kürkü ve sarığındaki kumaş ayrıntıları Venedik Rönesansı’nın incelikli tarzı ile ayrıntılı biçimde vurgulanmıştır. Giysilerin kadifemsi yumuşak yapısı Fatih’in kemerli burnu, sivri çenesi ve ince kavisli kaşlarının keskinliği ile tezat oluşturur. Bu keskin görünüm yaşlanmış yüze rağmen İstanbul’u fethetmiş güçlü padişah canlılığını da seyirciye vurgular.

Portre – özellikle giysi ve yüz çevresinde – geçen yıllar boyunca büyük ölçüde üzerinden boyanmıştır. Eserin Gentile Bellini tarafından yapılmış olduğunu düşündüren sağ alt köşedeki 25 Kasım 1480 tarihidir.

Konum: Ulusal Galeri “National Gallery”, Londra
Tarih: 1480
Dönem: Rönesans
Alt Grup: Venedik Rönesansı “Venetian Renaissance”

18 Yorum

  1. fatih 18 Ocak 2018   11:37 Cevapla

    Bu eser zamanında Türkiye'de değil miydi... Bellini yoksa yanın da mı götürmüştü. Londra'da ne işi var..Nasıl gitmiş oralara ? Eserin zaman içindeki seyr-ü sefer hikayesini de merak ettim..

    • Sanata Başla! 12 Şubat 2018   09:07 Cevapla

      Merhaba, Sorgunuzda haklisiniz acikcasi. Eserin hangi yollarla Ingiltere'ye ulastigini ogrenmek icin ayri bi arastirma apmak gerekir. Fakat, sunu soyleyebilirim ki sanat eserleri zaman icinde bircok kez el degistirip, alinip satilabilir, hediye edilebilirler. Hele soz konusu 600 yillik bir eser ise.

    • Kubilay 9 Mayıs 2018   13:40 Cevapla

      kardeşim fatih sonra gelen oglu resim sanatına karşı oldugundan dolayı pazarda sattırmıştır. bellini bi kopyasını yanında götürdügü için şuan bu resimi görebiliyoruz.

      • Sanata Başla! 28 Nisan 2020   13:50 Cevapla

        Merhaba, bilgilendirmeniz için teşekkürler.
        Bu bilginin kaynağını da belirtebilirseniz çok memnun olurum.
        Selamlar

  2. Timur 18 Şubat 2018   15:02 Cevapla

    National Gallery'de bu portre ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda Bellini adının tam olarak okunamamıştır . Ayrıca Bellini'nin Fatih Sultan Mehmet ile görüştüğü durumu da belirsizdir.Bellinin İstanbul'a geldiğinde Fatih 49 yaşında idi fakat resimde en fazla 30 - 35 inde olduğu belli oluyor. Eğer bu resmi Fatih Sultan Mehmet yaptırmış olsaydı eser İstanbul'da olurdu. Portre yapıldıktan 2 asır sonra bir şekilde Venedik'te ortaya çıkıyor. Eser ile ilgili ülkemizde anladığım kadarıyla verimli bir çalışma yapılmamış. Değişik bilgiler mevcut her yerde.

    • Sanata Başla! 8 Mart 2018   17:24 Cevapla

      Merhaba,
      Eserin orijinalliğinin şüpheli durumu konusunda haklısınız. Kaynaklarınız nelerdir bilemiyorum ama benim bilgim dahilinde olan resmin sonradan büyük kısmının boyanmış olduğuna dair. Resssamın padişahı gerçek yaşında resmetmek gibi bir kaygısı veya padişahın böyle bir talebi olmayabilir. Aynı zamanda eserin İstanbul’da sipariş edilmesi orada kalmasını zorunlu kılmaz. Dolayısıyla şüphelerinizin bir kısmına katılmakla birlikte bir kısmının yalnızca varsayım olduğunu düşünmekteyim. Selamlar

  3. İbrahim Bakıcı 8 Mart 2018   17:03 Cevapla

    Merhaba. Bildiğim kadarıyla bu eser İngiltere'de, Londra'da Victoria and Albert müzesinde sergilenmektedir. Belki eskiden National Gallery'de sergileniyor olabilirdi. Doğrusunu araştırıp bilgiyi güncellemenizi istiyorum.

    • Sanata Başla! 8 Mart 2018   17:21 Cevapla

      Merhaba, haklısınız eser şu anda V&A Museum’da sergileniyor. Fakat eser National Gallery’ye aittir. V&A Museum’a sergilenmek için ödünç (on loan) verilmiş olabilir. Selamlar

  4. Ataman Ayvaz 4 Mayıs 2018   21:02 Cevapla

    Bellini'nin Istanbul'da iki sene kadar kalması hakkında yazılı bir belge yok, Babası,Kardeşi ile neredeyse' Bir Akademi' olan bu aile aileden iki sene ye yakın Istanbul'da yaşaması çok ters.Böyle bir sanatçı birkaç madalyon ve bir portremi yaptı kaldığı zaman diliminde?77 yaşındayım,okullarda okuduğumuz tarih (hele Sanatla ilgili) doğru değildi öğretilen ve Fatih'in Portresi hakkındaki yazılanlar tevatür bence.

    • Sanata Başla! 28 Nisan 2020   13:54 Cevapla

      Bilgilendirmeniz ve yorumunuz için teşekkürler.
      Bazı eserler için maalesef sözlü ve ikinci ağızdan kaynaklar dışında doğrudan bilgi edinmemiz çok zor.
      Özellikle Rönesans dönemi gibi erken eserler için.
      Dolayısıyla sizin bahsettiklerinizde de doğruluk payı olabilir.
      Tabii ki Bellini ailesi saygın ve yetkin bir sanatsal ortam sağlamıştır, ama Venedik Cumhuriyeti'nin nasıl işlediğini veya Gentile'yi gerçekten Dopu'ya gönderip göndermediğini ayrıntılı araştırmadan kesin bir yorum yapabilmek zor bence.
      Belirttiğim gibi, tamamen okuduğumuz kaynaklara bağlıyız bu noktada.
      Teşekkürler

  5. yakup sarıgüney 21 Mayıs 2018   10:25 Cevapla

    Fatih Sultan Mehmet'ten sonra tahta geçen II.Beyazıd babasına karşı tepkiliydi. Devletleştirilen toprakları sahiplerine geri verdi. Sanata karşı da tepkiliydi. O dönemde avrupalı ressamlar tarafından yapılan tablolar da saraydan çıkartılarak pazarlarda satıldı vs.

    • Sanata Başla! 28 Nisan 2020   13:49 Cevapla

      Merhaba, bilgilendirmeniz için teşekkürler.
      AÇıkçası benim bilgim FAtih Sultan Mehmet öncesinden Avrupalı ressamların Osmanlı İmparatorluğu'nda pek varlık göstermediğine dair. Bilginiz dahilinde olan Osmanlı'da çalışmış ressamlar varsa iletebilirseniz sevinirim. Ben de öğrenmiş olurum.
      Batı ve doğu kaynaklarına göre bilgiler değişebilir tabii. Ben Osmanlı arşivleri kullanmadığım için bu taraftan duruma bakan kaynakların bilgilerini kçarıyor olabilirim.
      Selamlar.

  6. Suat 31 Mayıs 2018   23:56 Cevapla

    Bu bilgilerin kaynakçasını yazarsanız daha iyi olur bu şekilde verdiğiniz bilginin güvenilirlik seviyesi ve yazınızın bilimsel olarak intihal durumunu gösterir.

    • Sanata Başla! 28 Nisan 2020   13:47 Cevapla

      Merhaba,
      İlginiz için teşekkürler. Referansları yalnızca özel bir tarihi bilgi içeriyorsa kullanıyorum ve kendi arşivimde depoluyorum.
      Sitedeki yazılarda referansları eklemiyorum fakat özellikle merak ettiğiniz bir eser varsa lütfen bana ulaşın. Kullandığım özel bir referans kaynak varsa size ileteyim.
      Onun dışından yazılar benim kalemimden çıkma. Bilgiler de çoğunlukla benim dağarcığımdan.
      Selamlar

  7. Seyit Çoşkun 1 Ekim 2018   20:14 Cevapla

    Ressam bellini venediklidir. Tıpkı Enrico Dandolo gibi.. Ve tıpkı Dandolo gibi bir tapınak şövalyesidir. "Enrico Dandolo Costantinopolis'de 98 yaşında (Mayıs 1205) ölür ve tapınakçıların yaptığı gizli bir ayinle Ayasofyanın üst katına gömülür. Mezar taşı şuan orada Ayasofyaya gidenler görebilir. Fatih Muhammed Han ,Costantino'yu feth ettiği zaman Ayasofyayı camiye çevirir kıble istikametindeki haçlar ve mozeikler sıva ile kapatılır. Mihrap yapılır. vs. üst katta Dandolo'nun mezarı olduğu söylenir. Fatih Muhammed Han mezarı açtırır. Ancak mezarda ceset yoktur. Sadece Dandolo'nun zırhı ve kalkanı vardır." Bu anektodu anlattıktan sonra asıl konumuza dönelim. Yıllar sonra Ressam bellini görünüşte Venedik , Osmanlı dostluk elçisi adı altında (ama gerçekte farklı bir amacı vardır.) İslambol'a gelir. Fatih Muhammed Han'la görüşür. Dandolo'nun naaşının , Costantino kuşatmasında alel acele ayasofya'dan kaçırıldığını zırh kalkan ve kılıcının alınamadığını, Dandolo'nun bir şövalye olduğunu ve bir şövalyenin zırhı ve kalkanı ile birlikte gömülmesi gerektiğini söyler. Ve Fatih Muhammed Han'dan rica eder. Fatih Han Şövalyelerin kılıcınında olduğunu ancak mezardan kılıç çıkmadığını sorar. Bunun üzerine Bellini , Donaldo'nun büyük üstad olarak ölürken Meşhur kılıcı( "Invictus") 'u Şövalye Raul De Payens'e verdiğini söyler. Fatih Muhammed Han "Raul De Payens" ismini ilk kez orada duyar. (Daha sonra İslambol'a gelen Raul De Payens ile Fatih Han görüşecektir. Ama bu ayrı bir konudur.) Bu kısa ve hızlı bilgilendirmeden sonra gelelim yukarıdaki 1480 tarihli olduğu söylenen resme , bu resim Bellini tarafından daha sonradan çizilmiştir. Resmi Fatih Muhammed Han görmemiştir. O dönemde fotograf ve televizyon olmadığı için Costantinoyu feth eden Fatih Muhammed Hanı'nın nasıl biri olduğunu tüm avrupa ve özellikle şövalyeler çok merak ediyordu. Resim bunun için sonradan yapılmıştır.

    • Sanata Başla! 28 Nisan 2020   14:01 Cevapla

      Merhaba, ilginiz ve ayrıntılı yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      Bahsettiğiniz olduka kapsamlı bir anlatı.
      Açıkçası kaynağınızı merak ettim. Paylaşmanız mümkün mü acaba?
      Doğu ve batı kaynaklarından değerlendirildiğinde farklı senaryolar karşımıza çıkabiliyor.
      Selamlar

  8. Filiz almali 28 Ocak 2020   12:56 Cevapla

    National Gallery’de Belli’nin eserleri oldugu bolumde cok aradik daha sonra bolumdeki sorumlular bir sureligine Eserin viktoria and albert (V&A) muzesine gittigini soylediler.
    Orada gidip gordum 28.01.2020

    • Sanata Başla! 28 Nisan 2020   13:27 Cevapla

      Bu eserin bir süre sergilenmediğini duymuştum. Ben NAtional Gallery'deyken de görememiştim. Bilgilendirmeniz için çok teşekkürler. Selamlar.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yorumda görüntülenmeyecektir.

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""><abbr title=""><acronym title=""><b><blockquote cite=""><cite><code><del datetime=""><em><i><q cite=""><strike><strong> 

error: Icerik kopyalanamaz!